otomasyonda trendler:
Viyana Doğa Tarihi Müzesi (NHM) yak-
laşık 30 milyon objeye ev sahipliği yapıyor. Türlerin çeşitliliğini
göstermesi, zengin mineral, meteor ve tarih öncesi kalıntıları ser-
gilemesi açısından dünyanın en büyük ve en zengin koleksiyon-
larından biri. Bu objelerin ne kadarını ziyaretçiler görebiliyor?
Prof. Dr. Christian Köberl:
Bu, koleksiyona göre ciddi ölçüde deği-
şiklik gösteriyor. Rakam Yüzde 0 ile 50 arasında değişiyor, ancak
ortalama yüzde birden az olsa da yaklaşık 300.000 obje ediyor.
Meteor koleksiyonumuz, dünyadaki en eski ve en büyük koleksi-
yon. Burada 8.000 adetlik bir koleksiyon içinden 1.100 meteor
sergiliyoruz. Böcek koleksiyonumuz altı milyon kınkanatlı içeriyor.
Bu, flora ve fauna içinde biyolojik olarak dünyadaki en çeşitli grup,
ancak bunların yüzde birden daha azını sergileyebiliyoruz.
Yaklaşık beş milyon obje içeren botanik koleksiyonumuz da en
büyük ve en önemli koleksiyonlardan biri. Bunun da yine küçük
bir grubu sergileniyor. Çünkü yeterli alanımız yok. Ayrıca botanik
koleksiyonunun önemli bir kısmı şifalı bitkilerden oluşuyor ki,
bunlar da renklerini hızla kaybediyor ve bakımı oldukça zor.
Ancak tarihsel eserlerimizin çoğu özellikle de tür örnekleri büyük
bir bilimsel öneme sahip. Bu sergiler tarif edilen bir türün ilk ör-
neklerini ve dolayısıyla yeni bilimsel keşifleri içeriyor. Bu durum,
koleksiyonumuzun bu kadar özel olma nedenlerinden sadece
birini gösteriyor.
2010 yılından beri NHM Genel Direktörlüğünü yürütüyorsu-
nuz. Bir müze direktörü ne iş yapar?
Prof. Dr. Köberl:
Öncelikle buradaki herşeyden sorumluyum. Ana
görevim, müze için bir istikamet belirlemek. Müze farklı bilimsel
departmanlardan oluşuyor. Bunlar arasında antropoloji, botanik,
coğrafya, paleontoloji, mineraloji, göktaşı bilimi ve zoolojinin
yanı sıra merkezi araştırma laboratuvarları yer alıyor. Araştırma
departmanını kısmen yeniden yapılandırdım ve bazı yeni araştır-
ma ekipmanları temin ettik. NHM’nin sergileyici bir müzeden
daha fazla işlevlere sahip olduğuna dikkat çekmeliyim. NHM,
dünya, yaşam ve beşeri bilimlerde geniş bir aralıkta araştırmalar
yapan yaklaşık 60 kadar bilim insanı istihdam ediyor. Her zaman
daha büyük resme bakarız ve yalnızca türleri araştırmakla kal-
maz, ayrıca ait oldukları çevreyi de araştırırız.
Tarihsel ortamlarda çeşitlilik:
Antropoloji salonlarından biri olan Dijital Pla-
netaryum içinde dinozor salonu bulunuyor (üstte). Planetaryum aynı zaman-
da bugüne dek yaşayan en büyük kaplumbağaya evsahipliği yapıyor. 74 mil-
yon yaşında olan kaplumbağa South Dakota ABD’de bulundu (sağda, altta).
Foto: © NHMWien, Kurt Kracher




