2.2016
otomasyonda trendler
İlham kaynağı
10 – 11
Kimdir?
Prof. Dr. Christian Köberl
Prof. Dr. Christian Köberl, 2010 yılından beri Viyana Doğa
Tarihi Müzesi Genel Direktörü ve Bilimsel Direktörü ola-
rak görev yapıyor. Teknik kimya ve astronomi eğitimi gö-
ren Prof. Köberl bitirme tezini kozmokimya alanında yaz-
dı. Doktorasını tamamladıktan sonra coğrafi kimya ve
kozmokimya alanında profesörlüğe hak kazandı. 2008 yı-
lında, çarpışma araştırmaları ve gezegenler coğrafyası
alanlarında profesör olarak Viyana Üniversitesine atandı.
Tutkulu bir meteor araştırmacısı olarak ana ilgi alanları
arasında meteor kraterleri, gezegenler coğrafyasının yanı
sıra evrim ve dünyanın kökeni yer alıyor.
Prof. Köberl 2006 yılında Avusturya Bilim Akademisi üye-
si seçildi. Aynı yıl içinde onuruna bir asteroide Köberl adı
verildi. "Geochimica et Cosmochimica Acta" ve "Meteori-
tics & Planetary Science" dergilerinin eş editörlerinden
olup 2009 yılından beri uluslararası coğrafya dergisi,
"Bulletin of the Geological Society of America"nın da
editörlüğünü yapmaktadır.
1889 yılında müzenin girişine altın harflerle bezenen "Dem
Reiche der Natur und seiner Erforschung" ("Doğa Diyarına ve
Onun Keşfine") ithafı bugün hâlâ geçerli mi?
Prof. Dr. Köberl:
Gerçekten de geçerli. Bu slogan hem bize yol
gösteriyor hem de ulusal bir müze olarak resmî görevimizi anlatı-
yor. Çünkü ulusal müzeler, koleksiyonları korumak, gerektiğinde
genişletmek, halkla ilişkileri yürütmek ve araştırmaları yönet-
mekten sorumludur. Bu aynı zamanda benim yaptığım işin
önemli bir bölümünü de oluşturuyor. Ayrıca Genel Direktör olma-
mın yanı sıra resmî olarak Bilimsel Direktörlük de yapıyorum.
Koleksiyonlarımız aynı zamanda üzerinde çalışma yaptığımız ko-
leksiyonlar. Bunları analiz ediyor, örnekler alıyor ve inceliyoruz.
Bazen değişik bir kınkanatlıyı DNA analizi için feda etmemiz ge-
rekebiliyor. Çünkü bilimsel araştırma yapabilmemizin tek yolu
bu. Yalnızca objelere bakmakla kalmıyor, onlarla çalışıyoruz da.
Bir objeye sadece bakarak bilimsel bir çalışma yapabilmek müm-
kün değil. Bizim için bilimsel alışveriş de çok önemli. Dünya ça-
pında düzinelerce kurumla işbirliği yapıyoruz ve birçok ortak bi-
limsel makale yayınlıyoruz.
NHM 1750 yıllarına dayalı koleksiyonlar sayesinde var oldu.
Kaşif ve araştırmacıların eski kayıtları her antika meraklısının
kalbini hoplatacak cinsten. Ancak insanlığın ve gezegenimizin
geleceğine dair sorularla da uğraşıyorsunuz. Müzelerin de za-
manla birlikte ilerlemesi gerekir mi?
Prof. Dr. Köberl:
Bence bizimki gibi tarihte derin kökleri olan bir
müzede, modern doğa bilimlerini ele almak için çağdaş bir yön-
tem kullanmalıyız. Geçmişten öğrenebilir ve geleceği görebiliriz.
“Koleksiyonlarımız doğal çeşitliliğin etkileyici
örneklerinden oluşuyor. Doğal çeşitliliği koru-
ma yollarından biri de, bu tür koleksiyonlar
oluşturmaktır.”
Prof. Dr. Köberl
Sergilenen hazine:
Prof. Dr. Köberl, dünyaya
1751 yılında düşen ve meteor koleksiyonu-
nun ilk parçası olan Hraschina meteorunun
önünde duruyor.




